Anayasa değişikliğine evet denmesini isteyen düşünce, evet deme sebeplerini yazmış, eğer haklı iseler neden bizde evet demeyelim, gelin öne sürdüklerini gördüklerimiz ve yaşadıklarımızla karşılaştıralım, eğer doğru söylüyorlarsa neden evet demeyelim. Altı yıldır gözlerimizin önünde bizleri yönetiyorlar. Amaçlarını açıkça söyleyemiyorlar ama yapmaya çalıştıklarından her şey apaçık anlaşılıyor. Gelin evet deme sebeplerini gözlerimizin gördükleri ile akıl ve mantığımızın süzgecinden geçirerek karşılaştıralım, bakalım bunlara evet diyebilir miyiz?
-.Çocuk istismarının önüne geçmek için bu oylamada evet demeliyiz demişler. Duyunca şok oldum, hala küçük yaşta kız çocuklarına taciz olayları mahkemelerde devam ederken, kızın evlenme yaşının 10–12 yaşına kadar indiren düşüncemi çocuk istismarına engel olacak?
-.Fişlemenin son bulması için, bu oylamada evet demeliyiz demişler. Hâlbuki ağızlarından Rabbim kaçırttı ve ne dediler. Daha önce siz fişliyordunuz şimdide sıra bizde biz fişleyeceğiz demediler mi?
-.Darbecilerden hesap sorulabilmesi için evet demeliyiz demişler. Hâlbuki çıkarmaya çalıştıkları kanunlarla sivil darbeye hazırlandıklarını göremediğimizi mi sanıyorlar. Darbe dönemlerinde bile olmayanlar olmuyor mu, işlenmeyen suçlardan dolayı aylardır hapislerde insanlar neden hapis yattığından habersiz hapishaneler de ölmüyor mu? Ülkeyi bölmeye çalışan ve bunu açıkca söyleyenlere soruşturma dahi açılmıyorsa, askeri öldüren ve ordusuna silah çekenler, davulla zurnayla karşılanıyorsa, sizce hangi darbeden söz edilebilir?
-.Durduk yerde ordudan atılanların mahkemede hak arayabilmeleri için evet dememiz gerektiğini söyleyenler, acaba bunun intikamı niteliğinde, açıkca işlendiği kanıtlanmamış suçtan, askeri içeri sokulup hala yargısı bitmeden suçundan bile haberi olmayan, insanların hapislerde ölmesini mi beklemek bu zihniyetin adaleti dersiniz? Elbette bir hata varsa düzeltilmelidir, daha doğru kanunlar çıkartılmalıdır. Kaçma ihtimali olmadığı halde suçu tespit edilmeyen insanların gazetecilerin hala hapiste tutulması mı bu zihniyetin adaleti? Vatanı böleceğini söyleyen, eylemlerini dahi yapanlar dışarıda kol gezdiğini gördüğüm halde nasıl olurda evet oyu veririz bunu çok iyi düşünelim. Hiçbir haksızlık bir başka haksızlığı meşru kılmaz. Bunun gibi doğruların içine, amaçlarına hizmet eden ve tek başlarına çıkarmakta güçleri olmayanlar toplumu aldatarak kanunların çıkmasına uğraşıyorlar.
-.Yüksek yargının kendini Meclis'in ve Hükümetin yerine koymasını engellemek için evet dememiz gerektiğini söyleyenler, yüksek yargıyı siyasetin ele geçirip hem yürütme hem yargıyı kendilerinde hak görenlere mi evet demeliyiz? Kendisinden olmayana tahammül bile edemeyen zihniyete mi yüksek yargıyı emanet edeceğiz?
-.Yüksek yargıda tarafsızlık sağlayabilmek için evet dememizi söylemişler. Toplumu bizden onlardan diye ayırıp, başörtüsünü bayrak yapıp dini siyasete alet eden ve inançlı kardeşlerimizin duygularını sömüren kendisi gibi düşünmeyenlere tahammül edemeyen kişilere mi yüksek yargı bırakıldığında adaleti sağlayacağız dersiniz? Lütfen çok ama çok iyi düşünelim.
-.Sivillerin askeri mahkemede yargılanmasına son verebilmek için evet diyelim demişler. Çok doğru neden sivil askeri mahkemede yargılansın. Şimdi düşünelim saydığım onca zehrin içine konan bu güzel kanunu bu hükümet çıkaramadı damı halka soruyor? Elbette hayır topluma içirmek istedikleri zehrin güzel görünmesi için kamufle etmek adına tüm bu ve buna benzer kanunlar araya sokulmuştur. Samimi olmayan bir zihniyete mi evet diyeceğiz?
-.Anayasa Mahkemesi'ne kişisel başvuru yapabilmek için evet dememiz gerektiğini söyleyenlerin, ne kadar samimi olduğunu lütfen araştırınız, çünkü bu maddenin konusu ile ilgili getirmek istedikleri şeytani düşüncenin ürünü olan, ombusmanlık makamıyla hiç kimse direk anayasa mahkemesine müracaat edemeyecek, ilk önce bu makama başvuracaktır. Bu zihniyetin atadığı bu kişiden bu güne kadar ne gördük ki bundan sonra görelim. Yani Anayasa mahkemesine müracaatın önüne de engel koydular, toplum lütfen bunun farkına varsın, ama Rabbim tüm bunları onlara karşı kullanacaktır, çıkarmak istedikleri kanunlar hepsinin aleyhine işleyecektir.
-. Türkiye'nin geleceğini, vatandaşların özgürlüğünü belirleyen iki kurumun (Anayasa Mahkemesi ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) belli bir zümrenin elinden kurtulup demokratikleşebilmesi için evet dememiz gerektiğini söyleyenlere sormak isterim, bu kurumların tarafsızlığını sağlamalıyız dememiz gerekirken, kendi demokrasi anlayışına ters düşen kendisi gibi düşünmeyen her şeye karşı çıkan ve bu kurumları ele geçirmek adına sayılarıyla oynayan bir zihniyete mi bu kurumlar teslim edilmeli dersiniz? Bu zihniyetin bu görevlileri ataması mı en demokratik olacak?
-.Dediği dedik" HSYK kararlarının yargı denetimine açılması için evet dememiz gerektiği doğrudur. Hiçbir kurumun verdiği karar yargı denetimi dışında olmamalıdır. Peki, bunu tek başına çıkaramazlar mıydı da halka soruyorlar? Elbette çıkarırlardı, ama hazırladıkları zehri o zaman topluma nasıl içireceklerdi? İşte hükümetin zihniyetin samimiyet imtihanı. Amaçları için gizledikleri kanunlar nasıl gizlenecekti o zaman?
-.Aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olunabilmesi için evet dememiz gerektiğini söylemişler. Doğrusu birden fazla partiye üye olmaktan farkı yok. Birden fazla partiye seçimlerde oy vermeliyiz demekten farkı yok. Bir insanın birden fazla velisi olsun demekten farkı yok. Zihniyet ve aldatmacanın sınırlarına bakar mısınız lütfen. Peki, neden mantığa bile uymayan bir kanun çıkarılması isteniyor dersiniz? Neden tek başlarına çıkaramadılar da, bu aklın ürünü olmayan kanun bu oylamanın içine sokuldu? Ele geçirme hırsı damarlarından taşıyor, fışkırıyor adeta ve artık mantığın onayına bile ihtiyaç duyulmuyor, Rabbim yardımcımız olsun. İşin ilginci tüm bunlar neden fark edilmiyor dersiniz? İşte bu zihniyete evet demek ister misiniz?
-.Grev hakkının önündeki engellerin kalkması ve Memurların toplu sözleşme hakkı alabilmesi için evet dememizi söyleyenler kendilerinin memura grev hakkını çok görüp, kanun çıkarmak ellerindeyken memuru tehdit eden, üç kuruşa talim etmesini söyleyenler, eğer grev yaparsanız işinizden olursunuz diyen bu hükümet için nasıl böyle bir örnek verirler anlayamıyorum. Bu kanunu çıkarmak ellerinde ve tüm partilerde desteklediği halde, toplumu kandırmak ve gizli amaçları için çıkarmak istedikleri kanunları kamufle etmek adına, araya sokuşturdukları bu kanunları toplum anlayacak ve bu zihniyete HAYIR diyecektir.
-. Darbecilerin hazırladığı Anayasa'nın değişmesi için evet dememiz gerektiğini söyleyenlere bir hatırlatma yapmak isterim. Bu anayasayı halk yüzde 92 ile evet demişti. Dün ortamın etkisi ve yaşanılan olayların galeyanıyla yapılan anayasaya evet diyenler, bugün tersine estirilmek istenen havayla toplumu yine yanlışa yönlendirip, çıkarılması istenen kanunlarla asker izini sileceğini söyleyenler, başka bir darbenin izlerini saklamakta olduklarını görmelidirler. İş işten geçtikten sonra bu zihniyete hayır demenin hiçbir faydası olmayacaktır.
-. Yurtdışına çıkış özgürlüğünün genişletilmesi için evet diyeceklerini söyleyenler nelerden bahsettiklerini biliyorlar mı acaba? İşyerini kapatma aşamasına gelen iş adamları vergisini ödeme telâşe sine girip, iş anlaşmaları yapmak üzere yurt dışına çıkamadığı günler hangi hükümetin zamanında olduğunu da mı bilmiyorlar yoksa? Daha çok yakın bir zaman öncesine kadar gazetelerde duyduğunuz maliye bakanlığının emri ile olsa gerek ki bilmem şu kadar vergi borcunuz var diyerek, geri dönenen iş adamları uzayda yaşamıyor bu ülkede yaşıyor. Daha önceki hükümetler döneminde de değil bu hükümet döneminde olduğu halde, nasıl olurda toplumu bununla kandırırlar sormak isterim evet diyeceklere.
Yukarıda yazılan sebeplerden dolayı evet deneceğini söylüyorlar. Bu ülke köylüsüyle, şehirlisiyle, tertemiz kalbiyle dolu insanların ülkesidir. Onlar elinde kur’an olan, camide saf tuttukları insana inanırlar, güvenirler çünkü Allah sözünü ağzından düşürmeyen insana güvenir bizim tertemiz toplumumuz. Fakat yüce Rabbim bizleri rehberinde, kur’anında uyarır ve bakın nasıl uyanık olmamızı emreder bizlere.
Fatır 5: Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın vaadi haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın.
Halk oylamasında evet diyecek kardeşlerime Rabbin uyarısını hatırlamasını rica edeceğim. Bugün geldiğimiz ortamı hatırlayıp, ülkemizin ne hale geldiğini, tüm Dünyaya alay konusu oluşumuzun, medeni ülkelerden kopuşumuzun hatırlanmasını rica edeceğim. Elini vicdanına koyarak inancını sömürene, ülkeyi biz ve onlar diye ayıranlara karşı HAYIR deme zamanıdır. HAYIR diyerek hakkı batıldan ayıralım. HAYIR diyerek ülkemizin geleceğini karartanlara güzel bir ders verelim. HAYIR diyerek adalete uzanan elleri kıralım. Kendi adaletlerini yaratmak isteyenlere de HAYIR diyelim. HAYIR diyerek toplumu batıldan uzaklaştıralım. HAYIR diyerek, kur’andan uzaklaşıp beşerin yarattığı dini topluma zorla kabul ettirmeye çalışan, çevresinde baskı yaratan zihniyete de HAYIR demiş olalım.
YÜCELER YÜCESİ RABBİM NE OLUR BİZİ SENİN ADINI KULANARAK, BİZLERİ ALDATANLARDAN KURTAR. BİZ SENİN ADINI AĞZINDAN DÜŞÜRMEYENLERİ SENİN KANUNLARINA UYAN SANDIK, AMA YANILMIŞIZ BİZLERİ AFFET VE YARDIM ELİNİ UZAT BİZLERE. BİZİM YAPTIĞIMIZ YANLIŞLARDAN DOLAYI BİZİ CEZALANDIRDIN BUNU BİLİYORUM. GÖZLERİMİZDEKİ PERDEYİ, GÖNÜLLERİMİZDEKİ MÜHRÜNÜ NE OLUR KALDIRDA GERÇEKLERİ GÖRELİM ARTIK. AMİN.
Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK









Logged
